Mehmet Bayar

Mehmet Bayar
Silah bırakma çağrısı

Nevruz; baharın gelişi, silahların susması ve hep birlikte kardeşçe bir gün yaşanması demektir. Adına yakışır bir şekilde geçen ay, Türkiye’nin dört bir yanında neşe içinde kutlandı. Çözüm sürecine destek veren Abdullah Öcalan’ın mektubu, Diyarbakır’da okundu. 40 yıl boyunca süren savaşın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Resmi kayıtlara göre 50 bin kişi bu savaşta hayatını kaybetti.  İnşallah PKK’nın silah bırakma çağrısı samimidir. Diyarbakır’da Abdullah Öcalan’ın ‘silahları bırakın’ çağrısı yapması, samimi değil. Peki neden?

Önümüzde haziran seçimleri var. HDP meclise girmek istiyor. Bunun için de HDP’nin % 10 barajını geçmesi lazım. Şunu demek istiyorum. O mektubun Nevruz günü Diyarbakır’da okunması sadece seçim stratejisi. Eğer HDP kendi seçmenlerine, Kobani olaylarında olduğu gibi ‘sokağa çıkma’ çağrısı yapmazsa HDP’nin barajı geçeceğinden eminim. HDP’nin barajı geçmesini istiyorum çünkü; bu ülkede 4 milyona yakın oy alan bir partinin meclise girmeye hakkı vardır. Eğer HDP meclise giremezse, çözüm sürecinin bu noktaya kadar gelmesine katkı sağlayan AK Parti’nin, mecliste muhatabı olmayacak.

Silahlar sussun, analar ağlamasın, çocuklar ölmesin yeter ki gerisi hikaye. 40 yıl boyunca Türk ana da, Kürt ana da ağladı peki ne kazandı bu memleket. Silah asla çözüm değildir ve çözüm de olmamalıdır. Kan kanla değil, kan suyla temizlenmelidir.

Bu terör, bu isyan, bu katliam ancak okumakla biter; diyalogla biter, uzlaşmayla biter. Silahla, tankla, tüfekle artık savaş bitti. Artık silah değil; kalem ve akıl  savaşı başladı. Bazı insanlar kabullenmese de artık yeni dünyayı, yeni insanları, onların  bakış açısını,  demokrasi ile yaşamayı tüm dünya öğrenmeli, refahla yaşamanın tadını çıkarmalı. Can almanın, can vermenin kimseye faydası yok. Barışa ve huzura,  en önemlisi ise ‘kabullenmeye’ vurgu yapmak istediğim sözlerime devam ederken Osmanlı Devleti’nden bahsetmek istiyorum. Çok dinli, çok mezhepli, çok ırklı Osmanlı Devleti’nin yıkıntıları üzerinde kurulan bu güzel vatan Türkiye Cumhuriyeti; bir ulus, bir devlet, bir millet olarak inşa edildi. Şuanki sorun nedir de kendi içimizde düşmanlar doğuyor. Karşımızdakini sorgulamadan önce kendimizi sorgulamamız lazım; biz kimiz, biz ne yapıyoruz? Dağda olan da Müslüman şehirde olan da Müslümansa  kendi içimizdeki düşmanlık ne ola ki ?

 

– Bahçelievler Express Gazetetesi Nisan-2015

1 thought on “Silah bırakma çağrısı

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.